Bardakçı Baba’nın Sırrı

 Bardakçı Baba’nın Sırrı


Fulya'da bulunan Bardakçı Baba Türbesi'nin hikayesi, İstanbul'un en ilginç ve modern şehir efsanelerinden biridir. Geleneksel bir evliya menkıbesinden ziyade, yakın tarihte bir öğrenci şakasıyla başladığına inanılan bu olayın hikayesi şöyle:

  • Başlangıç (1960'lar - 1970'ler): Hikaye, 1960'lı yılların sonunda veya 1970'lerin başında, o zamanlar Fulya'da bulunan Diş Hekimliği Yüksekokulu (şimdiki Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi) öğrencilerinin bir grup şakasıyla başlar.

  • Öğrenci Şakası: İddialara göre, bir grup diş hekimliği öğrencisi, okulun yakınındaki bu ağaçlık ve kuytu alanı ders çalışmak ve bazen de bir şeyler içmek için mesken tutar. Buraya bir masa koyarlar ve bardaklarını sürekli orada bırakırlar.

  • "Bardakçı Baba" Adının Doğuşu: "Espri olsun" diye, bıraktıkları bardaklara ithafen tahta bir tabelaya "Bardakçı Baba" yazıp astıkları söylenir.

  • Türbenin Oluşumu: Kız arkadaşlarını korkutmak amacıyla, mezara benzeyen küçük bir tümsek yaparlar. Hatta ders çalıştıkları kuru kafa ve çene kemiklerinden bazılarını bu tümseğin içine veya üzerine koyarlar.

  • Efsanenin Yayılması: Öğrenciler mezun olup gittikten sonra, geride kalan bu "mezar" ve "Bardakçı Baba" tabelası, zamanla çevre halkı tarafından ciddiye alınır. İnsanlar buranın bir "ermiş" veya "Allah dostu" kişiye ait bir yatır olduğuna inanmaya başlar.

  • Dilek Yeri Haline Gelmesi: Zamanla türbe, özellikle evlenmek, iş bulmak veya şifa bulmak isteyenlerin ziyaret edip adak adadığı, mum yaktığı bir yer haline gelir.

  • Modern Dönem ve "Modern Türbe": Yıllar içinde, bölgede yapılan yol çalışmaları sırasında "mezarın" şimdiki yerine taşındığı ve belediye tarafından etrafının çevrildiği rivayet edilir. Son olarak, türbenin hemen arkasına (Terrace Fulya) lüks bir rezidans inşaatı başlar. İnşaat firması, halkın tepkisinden çekinerek türbeyi kaldırmak yerine, binanın modern mimarisine uyum sağlaması için onu siyah mermer, cam ve ışıklandırmalarla "modernize eder".

Yani, Fulya'daki Bardakçı Baba Türbesi'nin hikayesi, ilahi bir kerametten çok, bir öğrenci şakasının zamanla şehir efsanesine ve hatta fiziksel bir anıta dönüşmesinin ilginç bir örneğidir. O dönemki öğrencilerden bazıları, yıllar sonra verdikleri röportajlarda olayın aslının bu olduğunu anlatmışlardır.

Yorumlar